Tüm dvd film fırsatları için tıklayın !
![]() |
|
#16
|
||
|
||
|
Başağrıları ve Migren
-------------------------------------------------------------------------------- BAŞAĞRILARI Başağrısı toplumun büyük kesiminde görülen ve muhakkak sizlerinde büyük çoğunluğunun hayatlarının değişik dönemlerinde karşılaştığı ve çare aradığı bir problemdir. Başağrılı insanları en çok endişelendiren bu ağrıya sebep olabilecek faktörler sizlerin yaşınızda sıklıkla migren ileri yaşlarda beyinde tümör korkusudur. Kronik tip başağrılı insanlar sıklıkla beynimde bir tümör mü var ve/veya migrenimmi var korkusuna kapılırlar.Ancak başağrısı nadiren ciddi bir hastalığın özellikle beyin tümörünün haberci belirtisi olarak ortaya çıkar. Başağrısında doktor olarak bizlerin en önemli hedefi başağrısına sebep olan ciddi bir hastalık varsa öncelikle onu belirlemek ve tedavi etmektir,Başağrısı çoğu kez kafada ve çevresinde bulunan(boyun gibi) kasların gerilmesine veya bazı hafif hastalıklara bağlıdır.Başağrısının toplumda sık görülen önemli bir sebebide Migrendir elbette. Ancak bundan önce başağrısı tiplerini açıklamak isterim. YAPISAL SEBEPLERE BAĞLI BAŞAĞRILARI; 1. BEYİN TÜMÖRLERİ Başağrısı beyin tümörlerinde sık görülen bir belirtidir.Ancak başağrılı hastalarda beyin tümörü görülmesi nadirdir.Büyüme gösteren kitlelerde ağrı daha çok görülür.Ayrıca beyin tümörlü hastalarda yalnız başağrısı görülmez çoğu kez epilepsi veya başka belirti ve muayene bulguları vardır. 2. KÜME BAŞAĞRISI Bazı özellikleri ile migrene benzer.Ancak farklı yönleri vardır.Ağrı daha kısa sürer.Daha çok göz etrafındadır.Ağrı sırasında Gözde yanma,kızarıklık sulanma olur.Burundan akıntı olabilir.Ağrılar daha çok periyodlar halinde gelir.Kriz dönemi bir kaç hafta sürer sonra geçer. Bir süre sonra yine tekrarlar. Genellikle aynı mevsimlerde tekrarlama eğilimi gösterir. Tedavisinde kullanılan bir çok ilaç vardır. Sıklıkla hasta tarafından migren zannedilir. 3.HİPERTANSİYON Tansiyonun ani ve çok yükselmesi başağrısına sebep olablilir. Uzun zamandan beri olan tansiyon yüksekliği ve tansiyondaki orta veya hafif derecede yükselmeler çoğunlukla başağrısına sebep olmaz. 4. EGZERSİZ SEBEBİ İLE OLUŞAN BAŞAĞRILARI Bazı insanlarda egzersiz sırasında başağrısı olabilir. Korkulacak bir durum değildir. Ancak bir insanın hayatında ilk kez egzersiz sırasında başağrısı olmuş ise doktora baş vurması iyi olur. Aynı şeyler cinsel ilişki sırasında olan başağrıları içinde geçerlidir. 5. GERİLİM TİP BAŞAĞRISI Çoğunlukla psikolojik bazı sebeplerle oluşan bir başağrısı tipidir. Kafada uyuşma ,kafada sıkışma hissi ensede gerginlik gibi belirtiler olur. Sık görülen bir başağrısı tipidir. Bütün gün devam edebilir. Bulantı, kusma,ses ve ışıktan rahatsız olma özelliği yoktur.Tedavisinde kullanılan bir çok ilaç vardır. 6. BEYİN DAMAR HASTALIKLARI,BEYİN KANAMALARI,MENENJİT Bu hastalıklarda şiddetli başağrısına yol açar. Ancak bu hastalıklardada başağrısı ile birlikte olan başka belirtler olduğu gibi muayenede de bazı bulgular saptanır.Özellikle akut şiddetli başağrısı olarak bilinen kişinin hayatında ilk kez olan veya kişi tarafından "hayatımın en kötü başağrısı" olarak tanımlanan ve 1-2 saat veya 1-2 günden beri mevcut olan şiddetli başağrıları önemli olabilir. Böyle durumlarda mutlaka doktora başvurmak en uygun olanıdır. 7. İLAÇLARA BAĞLI BAŞAĞRILARI Özellikle kullanılan bazı ilaçların yan etkileri arasında başağrılarına sebep olmaları vardır. Bu ilaçlar sıklıkla damarları daraltma etkisine sahip ilaçlardır. Bir diğer sebep sıklıkla ağrı kesici ilaçlar kullanılmasıdır. En ufak ağrıda ağrı kesici almanız günlük tekrarlayan başağrılarına sebep olur. Zira vücut ilaca bağımlılık geliştirmiş ve ilacın alınmasının tek yolu olan başağrısını devamlı tekrar etmektedir. Bu yüzden arkadaşlar ağrınız (nerede olursa olsun) katlanabileceğiniz düzeyde ise eğer ağrı kesici kullanımından kaçınınmanızı öneririm. Bu arada birde hep aynı ağrı kesiciyi kullanmamanızı önerebilirim. 8. MİGREN Başağrısı gerekli şartlar varolduğunda migren diye adlandırılan hastalığın bir parçası olarak görülür. Migren bir çok değişik belirtinin bir arada görüldüğü bir rahatsızlık olup bu belirtiler kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Bir belirtiler topluluğu şeklinde görülen migrende çoğu kez özellikleri olan bir baş ağrısı vardır. Migren belirtileri arasında hastayı en fazla rahatsız eden özellik başağrıları olduğu için migren çok şiddetli başağrısının diğer bir ismi olarak algılanmaktadır. Tabiki böyle değildir. Migrende başağrısı her zaman çok şiddetli olmayabileceği gibi nadiren de olsa başağrısı içermeyen migren tipleride vardır. Seyrek görülen bazı migren tiplerinde ağrı değişik yerlerde örneğin gözlerde,göğüs bölgesinde veya karında olabilir. Ancak migrenli kişilerİ en fazla rahatsız eden ve bazı kez günlük işlerini ve görevlerini aksattıan veya tam engelleyen temel özellik baş ağrısıdır Bu bakımdan migren en basit şekilde tekrarlayıcı özellikli bir başağrısı olarak tanımlanabilir. Ancak migreni sadece bir baş ağrısı olarak algılamamak gerekir genellikle bir grup belirtiye eşlik eden bir durum olarak ortaya çıkar. MİGENDE GÖRÜLEN BAŞAĞRISININ ÖZELLİKLERİ, Migren hastalarının büyük çoğunluğunda baş ağrısı en azından atağın(krizin) başlangıcında başın bir tarafından başlar ancak daha sonra bir kısım hastada her iki tarafı tutar, migre bu özelliği sebebi ile yarım baş ağrısı olarakta bilinir. Ancak yarım baş ağrısı kesin bir gösterge/bulgu değildir, enseden veya alından başlayan veya iki taraflı başlayabilen migren başağrıları da vardır. Migren ağrıları zonklayıcı niteliktedir alın veya şakakların küçük bir bölgesinden zonkla¤¤¤¤¤ başlar ve giderek şiddetlenir ve genişler kafa yarısını ve/veya tamamını etkiler ağrının şiddeti ve süresi değişkendir çok şiddetli olabileceği gibi orta veya hafif şiddette olabilir. Ataklar birkaç saat ile 3 gün kadar arasında değişen sürelerde devam edebilir. Kimi ileri vakalarda migren öylesine şiddetlidirki beyin kendini korumak için vücudu paralize eder(Felç) bu durum kesinlikle geçicidir ve sıklıkla felç ile karıştırılır. Migren ağrılarının beraberinde bulantı veya bulantı ile birlikte kusma, ışık ve gürültüden hatta normal sesten rahatsız olma görülür. Sıklıkla olmasada bazen ishalde bunlara eşlik eder. Bu sebeplerden dolayı çoğu zaman migren hastaları karanlık ve sessiz bir odada yatmayı tercih ederler. İlk 2 saatte ağrı en şiddetli dönemine ulaşır daha sonra giderek hafifler ağrı esnasında sinirli sıkıntılı olan hastalar ağrının geçmesi ile birlikte rahatlar sakinleşir hatta bazı hastalarda mutluluk durumu oluşur genellikle iştah açılır. MİGREN TİPLERİ Değişik migren tipleri vardır.Bunlar arasında haberci belirtili migren ve haberci belirtisiz migren en sık rastlanan tiplerdir. Haberci belirtisiz olan migren tipi daha sık görülür, haberci belirtili olanda(auralı migren) baş ağrısı öncesinde sıklıkla bazı belirtiler gözlemlenir. Bu belirtiler daha çok görme ile ilgilidir, karanlık nokta, görme alanında zikzaklar veya parlayan ışıklar olabilir. Bazı migrenliler başağrısı öncesinde sanki bir tül perde oluştuğundan veya dışarıya buzlu cam arkasından bakar gibi bir duruma girdiklerini belirtirler. Daha seyrek olarak vücudun bir tarafında uyuşma veya güçsüzlük bazende konuşma bozukluğu oluşur, bu haberci belirtilerden sonra baş ağrısı başlar. Ancak migren hastalarının büyük çoğunluğunda ise bu haberci belirtiler olmadan baş ağrısı ve diğer buna eşlik eden belirtiler başlar. Bu tip migren haberci belirtisiz migren olarak adlandırılır(aurasız migren veya mutad migren). PEKİ NEDİR BU MİGREN O ESNADA NELER OLUYOR? Arkadaşlar öncelikle migren tehlikeli bir hastalık değildir. Hastayı sakat bırakmaz ve/veya ölüme sebebiyet vermez ama hayatınızı ataklar esnasında dar eder o ayrı. Gerçi tedavi edilmeyen ve dolayısiyle sık migren atağı geçiren kişilerde beynin küçük damarlarında tıkanmalar olabileceği ve bununda hastalarda bazı bozukluklara yol açabileceği bilinmektedir, Ancak son derece seyrek görülür. Migrende görülen baş ağrısının bir diğer ismide vasküler yani damarsal baş ağrısıdır. Vasküler terimi tüm vücut için kan damarlarını ifade eder. Bu damarlar kalpten beyine kan taşıyan ana damarlar ile bunların dallarını kapsar. Ağrı oluşumundan önce beyne giden damarlarda daralma olur bu daralma dönemindede haberci belirtiler oluşur, bu daralmadan sonra damarlar genişler, damarların duvarı gerilir ve bu sırada salınan bazı kimyasal maddeler sinirleri uyarır ve ağrı oluşur. Ancak günümüzde migreni tetikleyen etkiler az çok bilinmekle birlikte ana tetikleyici bilinmemektedir. Bazı kimyasal maddelerin bu işte önemli rol aldığını kabul ediyoruz. Beyinde Nörotransmitter adı verilen görevleri uyarı iletimi olan hücreler bulunur. Bu işlemi görebilmeleri kimyasal bir tepkimeye bağlıdır, ancak bazı kimyasallar nörotransmiterlerde etki artımına sebep olabiliyor, bu kimyasal maddeler arasındaki çok ince dengenin bozulması migrende önemli rol oynar, ancak bu dengenin neden bozulduğunu henüz bilmiyoruz. PEKİ NE BAŞLATIR MİGRENİ? Migren değişik kimyasal maddelerin açığa çıkması ve bir çok sistemin yer aldığı bir rahatsızlık olması özelliği ile bir çok tetikleyici tarafından başlatılabilir, ama bir hastada etkili olan bazı faktörler diğer hastalarda başlatıcı olmayabilir hastalar bu gibi faktörlere durumlarına bağlı olarak değişken derecelerde hassasiyet gösterirler hatta bu faktörlere cevap aynı hastada bile değişiklikler gösterebilir yani migreni başlatabilen bir faktör aynı kişide o kişinin o anki durumuna bağlı olarak migren ağrısını başlatırken yine aynı hastada başka zaman başlatmayabilir. Ancak yinede hastaların mümkün olduğunca bunlardan sakınması önemlidir. Tetikleyici faktörler iyi kontrol edilirse tedavi dahada kolaylaşır. Migreni tetikleyen başlıca faktörler stres, hormonal değişiklikler, diyet faktörleri, uyku düzeni, iklimsel değişiklikler ve kişisel bazı alışkanlıklar olarak sayılabilir. Stres ve duygular: Duygusal olaylar migrenin başlamasında önemli role sahiptirler. Uzamış stres, bastırılmış veya içe atılmış düşmanlık duyguları ve bir çok duygusal ve kişisel faktörler bir çok migren hastasında önemlidir özellikle öfke ve üzüntü gibi duygular ifade edilmeleri veya dışa vurulmaları mümkün olmazsa birikerek bir migren atağını başlatabilirler. Stres önemli olmakla beraber bazen stres geçtikten sonra veya hafiflemeye başladığında greni tetikler. Mesela tatilin ilk günü(tatil baş ağrısı) veya yoğun bir haftanın sonunda baş ağrısı başlayabilir. Bu durumun muhtemelen stres ortamında devamlı bir vazokonstriksiyon (damarlarda sıkışma ,daralma) olması ve bunu damar cidarında bir gevşemenin izlemesi ile ilgili olduğu kabul edilmektedir. Damarların gevşemesi bir diğer deyişle genişlemesi sonucu başağrısı başlamaktadır. Kısaca olarak stres,depresyon,sıkıntı,öfke ve aynı zamanda ağır streslerden sonra rahatlama migren ağrılarını başlatabilir. Hormonal değişikliler(Genelde Hanımlara Özel): Migrenli hanımların yaklaşık %70 inde ataklar adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı hanımlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur bazı hastalarda özellikle menstruasyon sırasında olan ağrıların daha şiddetli olduğu gözlemlenebilir. İlginçtir bir çok bayan hasta özellikle gebeliğin ilk 3 ayında ağrı çekmez. Bu yüzden östrojen hormonu seviyelerindeki oynamaların tetikleyici faktör olabileceğini düşünüyoruz. Doğum kontrol haplarındaki veya menopoz için kullanılan hormonlardaki östrojen tetikleyici olabilir. Menopoza girmiş migrenli hastalarda mecbur olunmadıkça hormonal ilaçlardan kaçınılmalı kullanılacaksa östrojen mümkün olan en az seviyede tutulmalıdır. Diyet faktörleri ve bazı ilaçlar:Yiyecek ve içeceklerde bulunan bazı maddeler damarlar üzerine direkt etki ederek onları genişletir ve böylece migreni başlatabilirken bir kısım maddelerde daha çok dolaylı yollardan etki ederek refleks yollar ile ağrıyı başlatabilrler. Örneğin alkol direkt etki ederken kafein ve nikotin gibi maddeler dolaylı yoldan etki etmektedirler. Uyku: Uykusuzluk gibi fazla uykuda migrni proke edebilir. İklim değişiklikleri: *Bazı migren hastaları iklim ve hava değişikliklerinden etkilenebilirler,İnsanı kötü yönde etkileyen hava durumları olduğu bilinmektedir. bunun negatif ve pozitif iyon yükü ile ilgili olabileceğini sanıyoruz. Tabi birde lodosu bu sebeplerin içine eklemek lazım. MİGREN BAŞLATMASI SIKLIKLA GÖRÜLEN YİYECEK TÜRLERİ Alkol Eski peynirler (Eski Kaşar gibi) Nitrat içeren yiyecekler (Salam sucuk ve sosis gibi yiyecekler) Kabuklu yiyecekler (ayçiçeği çekirdeği kabak çekirdeği susam gibi) Çikolata Kafeinli içecekler Nikotin: Gerek kafein gerekse nikotinin aşırı tüketimi beyin damarlarında tepkisel genişlemeye yol açar. Ne yapıyoruz içmiyoruz bu mereti. Dondurma (Bilirsiniz bir anda çok yediğinizde alnınıza sancı saplanır ya hani işte bunun etkisi migrenli kişilerde tetikleyici olabilir) Migren Tedavisi Migren genellikle 16-35 yaş arası başlar 50 yaş civarında sıklığı azalır Kadınlarda menstruasyonla ilgili migren menopozda kaybolur bazı istisnalar hariç migren ileri yaşlarda problem olmaz. Tanı mutlaka doktor tarafından konulmalıdır arkadaşlar kişi tarafından değil. Her başağrısı migren değildir ama başağrısına sebep olabilecek bir çok faktör vardır ve bunların bir kısmının tehlikeli olabileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla sıklıkla tekrarlayan veya ani ve şimdiye kadar yaşamadığınız şiddette bir başağrısıyla karşılaşırsanız tanı ve teşhis için mutlaka doktora başvurun. Migren ağrısını taklit edebilen başka çok ciddi ve tanısının konulması gereken hastalıklarda vardır bunu unutmayın lütfen. Tüm bunların dışında migren tedavisi olan bir hastalıktır tehlikeli, insan hayatını riske sokan bir hastalık değildir çeşitli ilaçlar başarı ile migren tedavisinde kullanılmaktadır bu ilaçların bir kısmı başlamakta olan veya başlamış olan migreni sona erdirmeye yöneliktir bu tip tedaviye atak tedavisi adı verilir bu amaçla bir çok ilaç kullanılmaktadır. Diğer ilaçlarla uygulanan yöntemler tedaviye yöneliktir yani krizleri tamamen kesmeye veya bu krizleri şiddet ,süre ve sıklığını azaltmaya . Ancak bu uzun süreli bir tedavidir. Ancak bu tedavi esnasında size verilmiş ilaçtan illa yararlanabileceğiniz anl¤¤¤¤¤ gelmez ama yararlanamamanızda tedavi olamayacağınız anl¤¤¤¤¤ gelmez çünkü migren tedavisi amacıyla kullanılan bir çok ilaç mevcuttur bir migren ilacından yararlanmayan hasta başka bir migren ilacına çok iyi cevap verebilir. İlaçlar doktorun verdiği şekilde ve onun direktifleri yönünde kullanılmalıdır. Lütfen doktor tavsiyesi dışında gelişigüzel ilaç kullanmayın özellikle yukarıda belirttiğim gibi ağrı kesicilerin gereksiz yere uzun süre kullanılmaları sağlıklı kişilerde bile günlük başağrısı denen ve hemen hergün gelen bir başağrısına sebep olabilir. ÖZETLEMEK İSTERSEM Migren sadece bir başağrısından ibaret değildir. Beraberinde hemen hemen herzaman başka belirtiler vardır(bulantı,kusma,ses ve ışıktan rahatsız olma gibi). Migren tehlikeli, ölümcül veya kişileri sakat bırakan bir durum değildir. Migren tedavisiz bir hastalık değildir.Birçok tedavi alternatifleri vardır. Tedavide ilgili doktor ile yakın işbirliği yapmak ve yine doktorun vereceği ilaçları kullanmak önemlidir. Kafanıza göre ilaç almayın Her migren tedavi ilacı her migrenli hastada kullanılmaz. Bazı ilaçların bazı hastalarda kullanılması sakıncalı olabilir bunu da en iyi doktorunuz bilebilir. O yüzden komşu x ilaç kullanıyor bende aliyim demeyin lütfen. Uykunuza dikkat edin az uyumak kadar çok uyumakda migreni tetikler. Doktorunuzun vereceği dietede özen gösterin. Ağrı günlüğü tutun atak başlamadan önce ne yaptığınızı, yediğinizi, duygusal koşullarınızı not edinkisizdeki migreni başlatan/tetikleyen sebepleri kontrol edebilesiniz.
__________________
|
|
#17
|
||
|
||
|
---Pneumothorax---
--Pneumothorax nedir? Akciğer ile göğüs duvarı biribiriyle birleşiktir.Bu iki yüzey birbirine pleura parietalis ve pleura visceralis olarak bilinen iki yapraktan ibaret olan ve hilum pulmo ile radix pulmo bölgelerinde birleşen pleura adı verilen bir zarla bağlanır.Bu iki yaprak genellikle birbirleriyle bağlantılı olup akciğerin rahat hareket etmesini sağlar.Ancak aralarındaki pleural boşluğa hava,iltihap(buna ampiyem denir),kan(buna hemotoraks denir) ya da lenf(şilotoraks) ile dolduğu zaman bu iki yaprak biribirinden ayrılır.Pneumothorax pleural boşluğa hava girmesi sonucu gelişen bir durumdur. --Neden olur? Pneumothorax,akciğer yüzeyinin ruptüre uğrayıp pleural boşluğa hava kaçırması sonucu oluşabilir.Ancak çoğu zaman göğüs duvarındaki her hangi bir delinme sonucu dışarıdan bu boşluğa hava girmesiyle meydana gelir.Sponton pneumothoraxa genellikle akciğer yüzeyinde bir kist ruptürü neden olur.Bu tür kistler akciğer kökenli bir hastalık sonucu oluşmayabilirler,ya da çok çeşitli bir akciğer hastalığından kaynaklanabilir ancak genellikle emphysema( patolojik olarak bir organda hava toplanması,özellikle akciğerlerde) sonucu gelişir. --Pneumothorax olguları nelerdir? 1.Primer Sponton Pneumothorax: -Subpleural bleb(kabarcığın) ruptürü sonucu gelişir. -Bleblerin epitelyal bağlantıları yoktur ve alveol duvarının ruptürü sonucu meydana gelirler. 2.Sekonder Sponton Pneumothorax: -KOAH(kronik obstrüktif akciğer hastalığı)sonucunda -İnterstiyel(dokusu arası) akciğer kanseri -Primer ve metazstatik neoplasmlarda -Ehlers-Danlos sendromunda -Marfans's sendromunda gelişir. 3.Travmatik Pneumothorax: -Trakebronşiyal ve özefagiyal yaralanmalar emphysemaya ve pneumothoraxa neden olabilir. -En sık göğüs duvarının delici aletlerle delinmesi sonucu oluşur. --Semptomları nelerdir? Predominant semptom olarak sponton pneumothoraxın en belirgin semptomları akut göğüs ağrıları ve dispne(nefes yetersizliğidir).Semptomlar pneumnothoraxın boyutuna göre değişir.Hastalığı teşhis etmenin en belirgin yolu thorax radyografisidir.Bu akciğer etrafında toplanan havanın görülmesini sağlar. --Tedavi? Pneumothorax genel olarak acil tedavi gerektirmez.Ancak basınçlı(emici)adı verilen pneumothorax geliştiğinde ani bir tedavi uygulamak gerekir.Çünkü negatif değerlerde olması gereken intrapleural basınç pozitif bir değer alır bunur sonucunda zaten olan kollabe(büzüşen) akciğeri ve mediastinumda bulunan kalbi ve önemli arterleri ve venleri diğer tarafa doğru iterek büyük bi basınç uygular bu diğer akciğere ve mediastinum organlarına zarar verip ölümlere neden olabilir.Bu gibi durumlarda torakosentez ve göğüs tüpleri takılarak pleural boşluğa dolan hava çekilir.Genel olarak tüpler 7.intercostal(kaburgalar arası boşluk) boşluktan girişimle yerleştirilir.Eğer pneumothorax bu kadar ciddi boyutlarda değilse tedavi hastalağın boyutuna,hastanın semptomlarına ve iyileşme sürecine göre değişir. Tedavi seçenekleri; 1.Pleural boşluktaki havanın perfüze edilen kan ile alınması gözlemlerle izlenir 2.Pleural boşluktaki hava tüplerle çekilebilir 3.Cerrahi müdahale.Genellikle yineleyen pneumothorax olgularında yapılır. Pneumothorax olgularına ait x-ray görüntüleri: ![]() ![]() ![]()
__________________
|
|
#18
|
||
|
||
|
----Emphysema----
---Amfizem--- --Emphysema nedir?-- Emphysema septum interalveolarisin(alveoller arası duvar) esneme ve eski haline dönme yeteneğini kaybetmesi sonucunda oluşur.Hava delikleri zayıflar ve kırılır.Akciğerin elastisitesi kaybolur buda havanın saccuslarda(hava keseleri) hapsedilmesine ve oksijen ile karbondioksit değiş tokuşunun engellenmesine neden olur. --Emphysemaya ne neden olur ve kimler yakalanır?-- Emphysemaya genel olarak 50-70 yaş arası erkeklerde rastlanır.Kadınlarda bu hastalığa yakalanma oranı daha düşüktür.Emphysemaya neden en olan en dominant etken sigaradır.Bunun dışında bir grup insan akciğer koruyucu etkisi olduğu bilinen bir protein olan alfa-1-antitripsini doğumdan itibaren ifade edemezler.Yani vücutlarında bu proteinin eksikliği görülür.AAT eksikliğine bağlı olarak bu kişilerde emphysema(amfizem) görülmesi kaçınılmazdır.AAT eksikliğine bağlı olarak gelişen emphysemanın semptomları 32-41 yaşları arasında belirmeye başlar.Sigara bu belirtileri ciddi oranda arttırıcı etki gösterir. --Emphysema nasıl gelişir?-- Emphysema akciğerlerde alveol içindeki oksijenin kana kandaki karbondioksitin ise alveole geçtiği alveol duvarlarında harabete yol açar.Alveolilerin duvarları incelir ve frajil(kırılgan) bir hal alır.Bu hasar kalıcı olup akciğerlerin alt kısımlarındaki dokularda kalıcı deliklerin oluşmasına neden olur.Alveol saclarının harabeti sonucu daha az gaz transferi gerçekleşmekte bu da soluk almada kısalmaya neden olur.Aynı zamanda akciğerler havayolunun açık tutulmasını sağlayan elastikiyet özelliğini yitirir.Bunun sonucunda kişi nefes verirken büyük güçlük çeker. Emphysema birden gelişmez.Yıllarca sigara kullanmanın oluşturduğu irritasyon oluşmasında önemli bir etkendir.Aynı zamanda kimi insanlarda emphysemanın gelişme evrelerinde kronik bronşit ve kronik öksürük görülmektedir. --Emphysema nasıl tedavi edilir?-- Doktorlar bu hastalıkta semptomların azalmasını ve hastalığının ilerleyişini durdurmayı amaçlarlar.Genel olarak uygulanan tedavi yöntemleri şunlardır: 1.Sigara içmeyi bırakmak. 2.Bronkodilatör(Bronş genişletici) ilaçlar.Bu tür ilaçlar hava yolunun direncini azaltarak emphysema tedavisine yardımcı olurlar. 3.Antibiyotikler.Pneumococcal pneumonia(pneumokokların neden olduğu pnömoni-alveolerde sıvı ve kan toplanması sonucu akciğer iltihabı-) gibi bir bakteriyel enfeksiyon mevcutsa kullanılır. 4.Egzersiz.Pulmoner kasların geliştirilmesi amacıyla uygulanır. 5.Alfa 1-Proteinaz İnhibitörü:Eğer AAT'ye bağlı emphysema varsa uygulanır. 6.Akciğer transplantasyonu:En etkili ve esas prosedürdür. --Emphysema'dan korunmak?-- Günümüzde doktorlar emphysemayı önleyecek etkili bir yöntemi henüz bulamamıştır.Ancak yapılan araştırmalar sonucu sigaranın bırakılması emphysemanın hem oluşma riskini hem de gelişme sürecini azaltmaktadır.Emphysema'da yapılması gereken şeyler sağlıklı bir yaşam yaşamak,sağlıklı ve düzgün beslenmek ve düzenli solunum egzersizleridir.Aynı zamanda hava kirliliğinin kontrol altına alınması da hastalıkta önemli bir faktördür.Her hangi bir soğuk algınlığı ya da enfeksiyon durumunda hemen doktora başvurulmalıdır.Çünkü bu etkenler hastalığı daha kötü bir boyuta getirebilmektedir.Grip ve pneumococcal pneumonia ya karşı kişi aşılanmalıdır.
__________________
|
|
#19
|
||
|
||
|
herkesin öğrenmesini gereken sağlık konuları önemli
|
|
#20
|
||
|
||
|
KgndIWOJ # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN #
ukyxBUXms # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN # glbaenpqgl # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN # KMDwDeykz bjneby # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN # AnbPSCZOnvs EtujTXJW # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN # jqrlHNUbe NyqfBXSU # Linkleri görebilmek ve üyelik için TIKLAYIN # rsnqMDJvn |
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:10 . |